Müzik > haber > etkinlik > röportaj
6 Aralık 2011 16:07
RÖPORTAJ: HERMAN TAŞÇIOĞLU
Türkiye’nin lider iletişim ve teknoloji şirketi Turkcell, her an her yerden müziğe erişebilme olanağını zengin bir deneyime dönüştüren ve müzik keyfini katlayan yeni platformu Turkcell Müzik ile Türkiye’de bir ilk olan interaktif canlı konserler dizisine son sürat devam ediyor! Tüm müzikseverlerin davetli olduğu ve internetten canlı olarak yayınlanan interaktif Turkcell Müzik konserlerinin bu haftaki konuğu ise Okan Işık, Can Temiz, Aşkın Çolak ve Fatma Turgut'tan oluşan Model Grubu...
Geçtiğimiz yılın en sıkı ekiplerinden olan, 'Değmesin Ellerimiz' adlı şarkılarıyla gündemden düşmeyen ve rock’ta kadın sesinin gürleşmesine yol açan Model dörtlüsü 9 Aralık Cuma Saat 15.00'te Turkcell Müzik ve Turkcell Internet Festivali’nde yapılacak konser öncesinde gnctrkcll'deydi!
/ 'Hiçbir şey hayallerinizden daha değerli değil!'
• 'Diğer Masallar' albümünüz çok konuşuldu, çok dinlendi. Nasıl geçti bu bir yıl? Bu pembe tablonun içinde tadınızı kaçıran şeyler de oldu mu?
Biraz şaşkınlık biraz da koşuşturma içinde geçti. Sektörün hem çok eğlenceli hem de acımasız taraflarını görmüş olduk. Önemli olan kendinize güvenmeyi öğrenip hiçbir şeyin sizin motivasyonunuzu düşürmesine izin vermemek. Hiçbir şey hayallerinizden daha değerli değil!
• Müzikle irtibatınız ne zaman, nasıl başladı? Neden şarkı formunda kendinizi ifade etme gereği duydunuz?
Şarkılarımızda yalın ama güçlü bir dil kullanmak daha doğrudan bir iletişim yolu oluyor. Bazen en basit kelimeler, en samimi cümleler sayfalarca süslü metinden cok daha güçlü etkiler yaratabiliyor. Eğer işin içine metaforlar, şiirsel ifadeler girecekse bunu da yine aynı sade ve güçlü iletişim anlayışıyla gerçekleştirmek metnin değerini arttırıyor. Herkesin de müziğe başlama hikayesi farklı ama genelde hepimiz orta okul yıllarımızda çalmaya başladık enstrümanlarımızı.
• Grubu kurma arifesinde, hayalinizdeki müziği birbirinize hangi sıfatlarla anlatıyordunuz? Nasıl bir sesin peşindeydiniz?
Kendi müziğimizi üretmek için kurulmamıştı grup. Anlaşıp beraber çalmaktan keyif aldıkça kendi müziğimizi de oluşturmaya başladık, yavaş yavaş...
• Grubun ismi niye Model oldu? Müzikal olarak neler yapmak istiyorsunuz? Model'in lafı, tavrı ne?
İzmir'den İstanbul'a geldiğimizde karşılaştığımız anlayışa bir tepki olarak koyduk bu ismi. Müzik endüstrisinin müzikten çok eğlence işi olduğunu kabullenen anlayışla ilk karşılaşmamızdı ve biraz şok olmuştuk. Bizim müzikal karakterimizi ve endüstrileşmemeye çalışan yanımız temsil ediyor. Sürekli bir önceki yaptığımızdan daha ileride bir şeyler yapmak istiyoruz. Umarız yaptığımız her albümde bir önceki albümümüzden utanabiliriz!
• Kimleri dinlerdiniz müziğe başladığınızda? Ya da kimleri müziğinize doğrudan etki edecek kadar dinlediğinizi düşünüyorsunuz?
Çok karışık grubun içinde o durumlar. Herkesin dinlemekten hoşlandığı tarz farklı ama bizim müziğimizi asıl besleyen, herkesin bu farklı anlayışları yeri geldiğinde en iyi şeklide kullanmayı becerebiliyor olması.

• Gittiğiniz ilk konser neydi ya da bütün grup üyeleri birlikte bir konser izlemeye gittiniz mi hiç? Sizin rock yaptığınız söylenebilir mi?
Tabi ki! En son birlikte gittiğimiz konser Dredg idi. Yani şarkılarımızı yaparken de tarz kaygısı gütmüyoruz çok. Ama hepimiz rock dinleyerek büyüdük. İlla ki albümlerimizin bütününde öne çıkan sound rock oluyor. Ama asla bunu sınırlayıcı bir etmen olarak koymuyoruz.
• Pekâlâ, rock'un 'ilk beş'ini kurun desem hangi grupları alırsınız?
Queen, The Beatles, Pink Floyd, Rolling Stones ve Metallica.
• Şarkılardan gidelim, rock'u en iyi temsil eden beş şarkı desem...
[01] Sex Pistols - Anarchy in the U.K.
[02] Pink Floyd - Another Brick in the Wall
[03] The Jimi Hendrix Experience - Hey Joe
[04] Nirvana - Smells Like Teen Spirit
[05] Queen - Innuendo
• Türk müziğinin üzerinizde etkisi oldu mu? Anadolu rock'a nasıl bakıyorsunuz?
Tek bir isim söz konusu değildir ama genel olarak içimizde yaşayan bir kültür bu.
• Fatma, annen senin ne olmanı istiyordu ve en çok hangi yönünden şikayetçiydi?
Fatma Turgut: Öğretmen olmamı istiyordu hep. İnatçılığımdan şikayet ederdi.
• Peki dinlediğin müziklerin altını deşmeye başlaman nasıl oldu?
Fatma Turgut: Onları kendi kendime söylemeye başlamamla oldu. Bir kere söylemeye ve bundan zevk almaya başlayınca daha iyi nasıl söyleyebileceğini düşünüyorsun hep. 'Bunun kadar iyisini nasıl yaparım?' diye düşünüyorsun. Böyle böyle gelişiyor...
• Yazdığın şarkıların konuları arasında kadınlık halleri var mı? Sahnede kadınlığını geri planda tutma ihtiyacı duyuyor musun?
Fatma Turgut: Can benim yerime benim kadınlık hallerimi çok güzel anlatan şarkılar yapıyor! Sahnede de bütün şarkıların ruhunu içimde hissederek söylerim. Kadınlığı anlatan şarkılarda da kadınlığımı geri planda tutmam, ne hissedersem öyle yansıtırım.
• Seni yazmaya, çalıp söylemeye iten, kişisel esin perilerin kimler?
Fatma Turgut: Gwen Stefani, Pink, Sia ve Björk başlıcaları...

/ 'Bunun kadar iyisini nasıl yaparım?'
• Dinleyicilerinizin ortak paydaları nasıl müziklerdir sizce?
Biz sıradan olmayan ve samimi bir şeyler arıyoruz hep üretirken. Belki onlar da dinlerken bunları arıyorlardır.
• Son zamanlardaki ilham kaynaklarınız neler? Bugünlerde neler okuyorsunuz, izliyor, dinliyorsunuz?
Bol bol konser izliyor, biyografiler okuyor ve kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz.
• Buzdan Şato, Pembe Mezarlık, Çürüsün Gelinliğim; Hayat sizi hayal kırıklığına mı uğrattı?
Can Temiz: Bazısı için hiçbir fark olmayabilir şiirle şarkı sözü arasında. Ama benim açımdan daha net, açık, yalın ve direkt olmalı şarkı sözü. Şiir ise tamamen dışavurumsal bir durum. Şiirin de kendi sözcükleri içerisindeki müzik çok kıymetli.
• Bir Model şarkısı yazmak için ideal ortam nedir?
Can Temiz: Ben genelde yolda yazarım şarkıları. Ya da gece, herkesin uyuduğu saatlerde sessiz ve karanlık bir ortam idealdir.
• 'Benim Tatlı Kanserim' şarkısının hikayesini anlatır mısınız? Yaşadığı toplumun kaderini paylaşan, insanlarla ilişkiye geçen bir modeli mi benimsiyorsunuz? Şarkının öyküsünü anahatlarıyla dinleyebilir miyiz?
Can Temiz: Aslında 'Değmesin Ellerimiz' ile aynı hikayeye sahip bu şarkı. Birbirini tüketen ama tutkuyla birbirine bağlı olan bir çifti anlatıyor. Bazen biriyle beraber olmanın birine aşık olmanın sizi adım adım çürümeye sürükleyeceğini bilirsiniz ama yine de seve seve razı olursunuz o tatlı ölüme...

/ 'Sahnede ve şarkılarda kadınlığımı geri planda tutmam!'
• Canlı çalmaktan en çok keyif aldığınız parça hangisi?
'Pembe Mezarlık' ve 'Değmesin Ellerimiz' çalarken çok büyük bir duygu yoğunluğu yaşıyoruz seyirciyle birlikte. Buzdan Şato'da ise büyük bir coşku yakalıyoruz. Bütün salon ile birlikte zıplamaya başlıyoruz. Bunun haricinde 'Yalnızlık Senfonisi'nde de herkes transa geçmiş gibi oluyor, dinleyiciler de sahne üzerindekiler de.
• 'Diğer Masallar'ı Demir Demirkan'la beraber kaydettiniz. Demir'in sound'a katkısı nasıl oldu?
Onun tecrübesi ve yeteneği her şeyi çok daha profesyonel bir boyuta taşıdı diyebiliriz...
• Albümü oluştururken kimlerden etkilendiniz? Özellikle ilk albümden sonra keşfettiğiniz isimler oldu mu?
Albümü oluştururken bütün hayatımızın birikimini koyduk ortaya. Ama ilk albümden sonra bu skala daha da genişledi. Tek tek saymak çok uzun ve sıkıcı olduğundan genel cevaplar veriyoruz bu tip sorulara. Ama artık profesyonel olarak eğilmeye başladıkça müziğe, çok daha farklı türlerde müziklerde çok daha farklı ve büyüleyici şeyler bulmaya ve heyecanlanmaya başlıyoruz. Daha çok konser izleyip kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz.
• Olgunlaştıkça müzikteki masumiyeti ve sihri yitirmeye başladığınızı düşünüyor musunuz?
Yok hayır. O konuda çok rahatız. Önemli olan tek şey yapacağımız müziğin bizi heyecanlandırması. Olgunlaştıkca değerli olan bu oluyor sadece.
• Yakın vadede planlar neler?
Şimdilik konserler çok yoğun geçiyor. Bunun keyfini çıkarıyoruz...